Karakoldan veya savcılıktan gelen bir telefon ya da tebligatla ifadeye çağrılmak, hayatında daha önce böyle bir durumla karşılaşmamış biri için oldukça tedirgin edicidir. Oysa ifadeye çağrılmak, tek başına suçlu olunduğu anlamına gelmez. Bu yazıda ifadeye neden çağrılmış olabileceğinizi, şüpheli ile tanık arasındaki farkı, sahip olduğunuz hakları ve avukatın bu süreçteki rolünü açıklıyoruz.
Önce öğrenin: şüpheli misiniz, tanık mı?
İfadeye çağrılan bir kişi, soruşturmada iki farklı sıfatla bulunabilir ve hakları bu sıfata göre değişir:
- Şüpheli: Hakkında suç işlediği şüphesiyle soruşturma yürütülen kişidir. Şüpheli, kendisini savunma hakkına ve aşağıda açıklanan güvencelere sahiptir.
- Tanık: Bir olayı görmüş, duymuş veya bilgi sahibi olduğu düşünülen kişidir. Tanık, kural olarak çağrıya uymak ve doğruyu söylemekle yükümlüdür.
Çağrıyı yapan görevliye hangi sıfatla ve hangi dosya kapsamında çağrıldığınızı sormanız en doğal hakkınızdır. Bu bilgi, nasıl hazırlanmanız gerektiğini belirler.
Şüpheli olarak ifade verirken haklarınız
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 147. maddesi, şüphelinin ifadesinin alınmasında uyulması gereken kuralları belirler. Buna göre:
- Size yöneltilen suçlama açıklanmalıdır. Hangi olay nedeniyle ve hangi suç şüphesiyle ifadenizin alındığını öğrenme hakkınız vardır.
- Susma hakkınız vardır. Suçlamaya ilişkin açıklamada bulunmamak kanuni hakkınızdır ve bu durum aleyhinize yorumlanamaz. Kimlik bilgilerinizi ise doğru olarak bildirmek zorundasınız.
- Müdafi (avukat) yardımından yararlanabilirsiniz. İfadeniz alınırken avukatınızın yanınızda bulunmasını isteyebilirsiniz. Avukatınız yoksa ve talep ederseniz, baro tarafından size bir avukat görevlendirilir.
- Lehinize olan delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz. Şüpheden kurtulmanızı sağlayacak delillerin toplanmasını talep edebilirsiniz.
- Yakınlarınıza haber verilmesini isteyebilirsiniz. Yakalanmanız veya gözaltına alınmanız hâlinde bu hakkınız vardır.
Bazı durumlarda avukat yardımı zorunludur: Şüpheli on sekiz yaşından küçükse, kendisini savunamayacak derecede malulse veya sağır ya da dilsizse ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan soruşturma yürütülüyorsa, şüpheli talep etmese bile kendisine bir avukat görevlendirilir.
Tanık olarak çağrıldıysanız
Tanık olarak çağrılan kişi, çağrıya uymakla ve bildiklerini doğru olarak anlatmakla yükümlüdür. Gerçeğe aykırı tanıklık ayrı bir suç oluşturur. Geçerli bir mazeret olmadan çağrıya uyulmaması hâlinde ise tanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
Ancak kanun, tanıklara da bazı güvenceler tanır. Şüphelinin nişanlısı, eşi, kan veya kayın hısımlarından belirli derecede yakın olanlar tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir. Ayrıca her tanık, kendisini veya bu yakınlarını ceza soruşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir.
İfade tutanağı
İfadeniz bir tutanağa geçirilir ve imzanız istenir. Tutanağı imzalamadan önce baştan sona dikkatle okuyun. Anlattıklarınızın eksik veya farklı yazıldığını fark ederseniz, düzeltilmesini isteyin. Tutanaktaki beyanlarınız ileride aleyhinize de kullanılabileceğinden, imzalanan metnin söylediklerinizle birebir örtüşmesi büyük önem taşır.
Kanun, ifade alma sırasında baskı, tehdit, aldatma, yorma gibi yasak yöntemlerin kullanılmasını kesin olarak yasaklar. Bu yöntemlerle alınan ifadeler, rızanız olsa dahi delil olarak kullanılamaz.
Avukatın rolü
İfade sırasında avukat bulundurmak, yalnızca bir güvence değil, aynı zamanda sürecin sağlıklı ilerlemesi için de önemlidir:
- Avukat, ifadeden önce dosyanın niteliğini değerlendirerek hangi konularda açıklama yapmanın yerinde olacağı konusunda size yol gösterir.
- İfade sırasında haklarınızın korunmasını ve soruların usule uygun yöneltilmesini sağlar.
- Tutanağın beyanlarınızı doğru yansıtıp yansıtmadığını kontrol eder.
- Lehinize olan delillerin dosyaya kazandırılması için gerekli talepleri yapar.
Soruşturmanın ilk aşamasında verilen ifade, sonraki tüm süreci etkileyebilir. Bu nedenle özellikle şüpheli sıfatıyla çağrıldığınızda, ifadeye bir avukatla gitmeniz tavsiye edilir.
Dolandırıcılık uyarısı
Son yıllarda kendini polis, savcı veya hâkim olarak tanıtan kişilerin telefonla vatandaşları arayarak “adınız bir soruşturmaya karıştı” diyerek para veya bilgi talep ettiği dolandırıcılık olayları yaygınlaşmıştır. Unutmayın:
- Kolluk ve savcılık, telefonla para, banka bilgisi veya şifre istemez.
- Soruşturma kapsamında sizden bir yere para yatırmanız veya altın teslim etmeniz istenmez.
- Şüpheli bir arama aldığınızda telefonu kapatın ve çağrının gerçek olup olmadığını ilgili karakol veya adliyenin resmî telefonlarından teyit edin.
Özetle
- İfadeye çağrılmak, tek başına suçlu olunduğu anlamına gelmez; önce şüpheli mi tanık mı olduğunuzu öğrenin.
- Şüpheli olarak susma, avukat yardımından yararlanma ve lehinize delil toplanmasını isteme haklarınız vardır.
- Tanık, doğruyu söylemekle yükümlüdür; ancak yakınları aleyhine tanıklıktan çekinebilir.
- İfade tutanağını imzalamadan önce dikkatle okuyun.
- Kolluk ve savcılık telefonla asla para veya bilgi istemez.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Ceza soruşturmalarında ilk ifade sonraki süreci belirleyebildiğinden, ifade vermeden önce hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Dayanak mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu md. 43, 45, 46, 48, 145, 147, 148, 149, 150; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu md. 272.
← Tüm makaleler